Adrasan, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık tarihi mirasyıyla da büyüleyen eşsiz bir koy. Bu topraklar antik çağlardan bu yana uygarlıkların kesişim noktası olmuştur.
Likya Döneminden İzler
Adrasan ve çevresinin tarihi, antik Likya dönemine, MÖ 1. binyıla kadar uzanmaktadır. Likya Birliği'ne bağlı kentlerin ticaret yolları bu kıyılardan geçiyordu. Mevcut arkeolojik bulgular, koyun erken dönemlerde küçük bir liman işlevi gördüğüne işaret etmektedir.
Yakınındaki Olympos antik kenti (günümüz Çıralı/Olympos), bölgenin en önemli Likya şehirlerinden biriydi. Olympos, Roma döneminde de önemini korumuş; MS 1. yüzyılda Romalılar tarafından yeniden imar edilmiştir.
Ceneviz ve Osmanlı Dönemi
Orta Çağ'da Akdeniz ticaretine hakim olan Cenevizliler, bölgedeki stratejik koyları sıkça kullanmıştır. Adrasan yakınlarındaki "Ceneviz Koyu" adı, bu Orta Çağ varlığının günümüze yansımasıdır. Osmanlı döneminde ise bölge, Teke Sancağı bünyesinde denizcilik ve küçük çaplı balıkçılıkla geçimini sağlamıştır.
Korsanlar Koyu Efsanesi
Bölgedeki koylardan biri "Korsan Koyu" olarak adlandırılmaktadır. Akdeniz'de yaygın faaliyet gösteren korsanlar, bu sarp ve derin koyları sığınak olarak kullanmıştır. Yerel halk arasında hâlâ define ve hazine hikayeleri anlatılmaktadır.
Tarihi Koyları Keşfedin
Ceneviz ve Korsan koylarını tekne turumuzu yaparak denizden görün.
Adrasan Turu DetaylarıGünümüz Adrasanı
Cumhuriyet döneminde küçük bir balıkçı köyü olan Adrasan, 1980'lerden itibaren doğa turizmiyle tanışmıştır. Asfaltsız yollar, elektrik direkleri ve bozulmamış kıyı şeridi, Adrasan'ı diğer turistik yerlerden farklı kılmaktadır.
Bugün Adrasan; kalkınma baskısına rağmen doğal dokusunu büyük ölçüde koruyan, yoğun kitlesel turizmin dışında kalan nadir Akdeniz koylarından biridir. Bu özgünlük, ziyaretçilerin tekrar tekrar gelmesinin temel nedenidir.
